Mart 2007

Kendi Kendimi İttiğim Kalabalık Yalnızlık...

Hava soğudu yine üşüyorum.Kendi kendimi ittiğim kalabalık yalnızlık...Kendi seçimim,benim tercihim. Sonsuz seçenekler var tercih hakkını kullanabileceğin, benim tercihim ise bu... Hava gerçekten soğuk ama benim içim ayrı üşüyor , ruhsal ayaza tutuldum. İnsan acı çekmekten neden zevk alır? Cevabını bulamadığım bir soru.. Histerik acılar, isterik beklentiler.. Med-cezir yaratmam için bana tek bir damla su yeter. Tek bir damla. Gözümden akan tek bir damla. Her şey bahane....
Kelebek bu soğukta nasıl uçacak? Kozama çekilip baharın gelmesini bekleyememki. Kendi baharımı kendim yaratacağım. Beyazın ayazını delen kardelenlere konabilirim... Bembeyez bir kelebek olup karların arasında kendimi kaybedip sonsuz bir dünya bulabilirim... Madem bütün renkler tek bir renkten doğuyor , ben de beyazın içinde ölüp milyonlarca doğabilirim....

Ocak 2007

Sadık Dost Çıkageldi Yine...

Bugüne dün sabah uyanmıştı
Koynunda acımasız yalanlarla
Aslında gözünü açtığında
Korkmadı yalnızlıktan
Yalanlardan korktuğu kadar
Bütün ipler birbirine bağlanıyordu gerçekte
O’nu zaten
Gerçekler yalanlara
Yalanlar yalnızlığa yalnızlığı da hüzünlere bağlamıştı...
Yarınlarını dünde yasamaya alışıktı
Yavaş yol almayı seven suskun yüreği...
Sonra birden,
Acımasız bir aşk çaldı, yüreğinin keşfedilmemiş kapısını
Bu o'nu coşturdu
Yavaş yol almaya alışık yüreği
Başladı doludizgin koşmaya...
Çabuk gem vurdular ama birden devrildi...
Ayılmadan gerçeklere, yalan rüyalar geçti göz önünden
Sadık dost çıkageldi sonra...
Yalnızlığı idi o...
Yalnız bırakmadı o'nu.
Kucakladı narin bir şekilde
Yavaşça incitmeden
Hüzünlerin kucağına bıraktı o'nu
Sessiz, alışık, başkaldırmadan...
Hatta belki şaşkınlıktan
Rahattı hüznün kucağında
Ve sadık dost yani başındaydı
Sırt çevirmemişti o'na
Diğer tüm gerçeklerden öte...
Bu sabah,
Geniş hüzün yatağında
Koynunda yalnızlığı ile uyandı
Ve daha sıkı sarıldı.